AKIL TUTULMASI
Ali Türer

AKIL TUTULMASI

Bu içerik 876 kez okundu.

Eğitim programlarından evrim kuramını çıkarıp yerine yaratılış kuramını koyarsın, çocukların eline de hadis kitaplarını tutuşturursun, akıl tutulur. Bu programı 15 yıl daha sürdür, al sana hem kindar hem de dindar bir nesil!

Bu nesille sonra nereye gidersin orası karanlık.

Asıl vahim olanı görmez de programlardan “Atatürkçülük” konularından bazıları çıkarılıyor diye feryat ediyorsan senin de aklın tutulmuştur.

Akıl başka nasıl tutulur?

Düşünce ile eylem arasındaki farkı ortadan kaldırırsan ya da silikleştirirsen; karşıt düşünceyi “teröre destek oluyor” diye içeri tıkarsan akıl tutulur. Sen cinlik yaptığını sanabilirsin, ama sadece onun ki değil giderek seninki de tutulur, çünkü beslenebileceğin bir akıl kalmaz ortada.

Sözcüklere kafana göre yeni anlamlar yükler ya da sözcüklere gücünden öte bir ağırlık verirsen akıl yine tutulur. Hukuk, adalet, özgürlük, eşitlik, demokrasi, vicdan, kardeşlik gibi kavramlara davanın gölgesini düşürür, bu kavramları siyasallaştırır araçsallaştırırsan, insansızlaştırırsan akıl tutulur.

Şiddetin, terörün ve baskının ipleri elde tutma aracı olarak kullanıldığı yerde, dava uğruna şehit düşmenin özendirildiği, yaşam yerine ölümün meşrulaştırıldığı, teröristin de devleti yönetenin de dava için, din için, millet için insana kendini feda etmesini önerdiği yerde akıl sağlıklı işlemez, işleyemez.

“İnsan kendi çıkarını gözetir, kendisi için neyin iyi olduğunu bilir” öyle mi? Peki, bunu nerede, nasıl öğrenecek o insan? Akıl yürütmek için gerekli bilgiye nasıl ulaşacak? Bilgi edinme yollarını, kanallarını nerede bulacak?

Eğitim dogmalara dayalı sürdürülür, iletişim kanalları kontrol altında tutulur, öteki basını susturulur, farklı düşünen içeri atılırsa; yargıcı, savcısı tarafsızlığını, bağımsızlığını yitirmişse, hukuk araçsallaşmışsa nasıl olacak bu iş. Buradan kamuoyunda “sağduyu” gelişir de “ortak akıl” ortaya çıkar mı? Ortaya çıkana “demokrasi” denir mi?

Tek adam yönetimine yol açacak değişiklik meclisten geçince, toplumun yarısından bir fazlası tarafından da kabul edilince bu demokrasinin zaferi mi olur?

Peki ya diğerleri, ağır basan iradeye zorla boyun eğmek zorunda kalan yaşam biçimleri ne olacak, onların gidecek bir yeri var mı? Farklı olanın kendini ifade edemediği, düşüncesinin, enerjisinin hesaba katılmadığı yerde demokrasi aramak akıl tutulması değilse nedir?

Demokrasi kavramını çoğunluğun kararına indirgeyen de, “tek kılavuz deney olmalı, akıl bizi yanlış yola çekebilir” diyen de akıl tutulması içinde değil midir? “Göklerden gelen bir karar vardır” sloganının peşine takılan bir topluluğun aklını kullandığı söylenebilir mi?

Akıl ancak, doğru yaşama yolunu, nesnelerin gerçek doğasını keşfetmek için sahip olduğu bilgi ile deneyimi kullanılabildiğinde işlevini yerine getirme fırsatını bulur.

Bunu da ancak bir uzlaşma arayışı içinde gerçekleşebilir.

Akıl kendini baskı altında hissetmiyorsa, özgür ve tarafsız işleyebiliyorsa, yürütücü kontrol kendi elindeyse, vicdanın sesine kulak verebiliyorsa, doğruyu karşıt düşüncede de arayabilme olgunluğunu gösterebiliyorsa, sorgulamayı, şüpheciliği (kendisi dâhil) elden bırakmıyorsa, yeterli kanıt bulana kadar kararı erteleyebiliyorsa, sabırlı ve titiz işliyorsa ancak o zaman doğru yolu bulma fırsatı bulabilir.

Ayrıca doğruyu yaşamın içinde sürekli sınamayı da elden bırakmaması gerekir.

Oy çokluğu çıkış yolunu da gösterebilir, aklı esir de alabilir.

Akıl bir kez tutulmaya görsün, artık aklı tutulana da, aklı elinde tutana da bir iyilik, hayır getirmez. Gözüne at gözlüğü takılmış dolap beygiri gibi olduğun yerde bir süre döner durursun. Sonuç mutlaka çöküntüdür.

Akıl ancak demokrasi içinde, laiklik gözetiminde ve hoşgörü ile uzlaşma eşliğinde yeşerir. Üretici yaratıcı yönünü ancak böyle gösterebilir. Böyle bir aklın getirisi, kuşkusuz yüksektir. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bakan Elvan bin 400 rakımda Yörüklerle birlikte teröre meydan okudu
Bakan Elvan bin 400 rakımda Yörüklerle birlikte teröre meydan okudu
AKİB ilk 7 ayda 680 milyon dolar değerinde hububat, bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihraç etti
AKİB ilk 7 ayda 680 milyon dolar değerinde hububat, bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihraç etti