Nasıl gerilmem ki...
İbrahim Arı

Nasıl gerilmem ki...

Bu içerik 1100 kez okundu.

- Merhabalar Mehmet Hocam! Uzun zamandır görüşemedik ve sohbet edemedik ama iyi gördüm seni.

- Merhaba Hakan. İyiyim çok şükür, ağrım sızım yok. Yıllardan sonra epey kar yağdı buralara. Mut’luların kar ile imtihanı görmeye değerdi. Buraya gelmeden de bahçedeydim genç zeytin ağaçları epey bi zarar gördü kar yağışından, dalları kırıldı. Şimdi ise kayısı ağaçları domurcuğa dönüştü. Üçüncü Cemre de dün suya düştü ve ortalık ısınıyor, canlanacak, önümüz cıvıl cıvıl ilkbahar. Bu arada sen de hoş geldin!

- Hoş buldum Mehmet Hocam, daha doğrusu Öğretmenim diyeyim. Bu saatte benim için ta buralara kadar geldiğin için teşekkür ederim. İlkbahar havasını hissedebiliyorum, ne güzel… Öğretmenim ülkemizin gündemi malum, 16 Nisan’da halk oylaması yapılacak. Çınaraltı’ndan senin gözünle ülkemizdeki gelişmeler nasıl gözüküyor?

- Hakan, durum benzetmesi yapmam gerekirse eğer bir Atasözümüz şöyle der: "Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış." İşte öyle. Gereksiz bir referandum. Özellikle bu mevcut OHAL şartlarında… Hele hele 15 Temmuz gibi acı bir tecrübenin ardından birbirimize daha çok kenetlenmemiz gereken şu günlerde… Gereksiz referandum adına insanlarımızı kamplaştırmak, ötekileştirmek "hayır" diyeni teröristlikle, darbeci olmakla suçlamak ülkeye verilebilecek en büyük zarar olur. Unutmamak gerekir ki; "evet" diyen de "hayır" diyen de bu ülkenin değerli birer yurttaşı olmakla beraber eşit haklara ve eşit yükümlülüklere sahiptir.

Burda asla kinin ve nefretin esiri olmamak gerekiyor. Kimse kimse ile aynı düşünmek ve olaylara aynı çerçeveden bakmak zorunda değil. Biliyor musun bize acilen gereken şey ortak akıldır. Biraraya gelerek problemlerimiz ve sıkıntılarımız hakkında akıl kapasitelerimizi ve düşünce güçlerimizi birleştirmeliyiz. Her şeyden önce bu referandum siyasi partiler yarışı; başbakanlık seçimi ya da cumhurbaşkanlığı seçimi değil. Bunu unutuyoruz gibi geliyor bana... Oysa 17 Nisan sabahı Başbakan da aynı kalacak, Cumhurbaşkanı da...

- Bu konuda kafa karışıklığı mı var diyorsun?

- Evet, referandum konusunun, yeterince konuşulup tartışılmadığı fikrindeyim. Sanki seçim yarışı varmış gibi bir hava estiriliyor. Hatırlıyorum da eskiden en azından taraflar Tv’lere çıkar açık oturumlarda tartışırlar, neyin ne olduğunu anlar, biz de ona göre kararımızı verirdik. Ya şimdi öyle mi? Teklif mecliste bile tartışılamadı, mecliste...

- Sanırım referandumda "hayır" diyeceksin. Peki bu 18 maddenin seni en çok kaygılandıran maddesi hangisidir diye sorsam?

- Cumhurbaşkanlığı makamının taraflı olması...
Partili olacak olması tabi ki…
Düşün; seçim olacak yüzde 50+1 ile birisi Başkan seçilecek ve bu kişi aynı zamanda partisinin Genel Başkanı olacak ve de ona oy vermemiş olan yüzde 49+9’u da temsil edecek. Eşyanın tabiatına aykırı bir durum bu…
Onu da geçtim, bu parti genel başkanı mahkemelere hakim atayacak, bu hakimler de millete adalet dağıtacak… Aklım almıyor… Daha da kötüsü, bu partinin genel başkanı koskoca anayasa mahkemesinin 15 üyesinden 12 tanesini belirleyecek...

- Yapılmak istenen ne sence?
- Rejim değişikliği…
Bu anayasa değişikliği teklifi referandumdan geçerse bizi "TEK ADAM" rejimine götürür, 'egemenlik kayıtsız şartsız milletin olmaktan' çıkıp tek adama geçer ve bunun ucu hilafete/saltanata kadar gider, diye düşünüyorum…
Oylama tamamen ya tek adam, ya demokrasi tercihi olacak yani…

- Teklifi getirenler referandumda "evet" deyin ülkenin önü açılsın, terör bitsin, ekonomik istikrar gelsin diyorlar…

- En başta bu teklifi kimler savunuyor?
Cumhurbaşkanı ve AKP yöneticileri değil mi?
Eee, bunlar 15 yıldır iktidarda ve bu ülkeyi tek başına hiç kimseye danışma ihtiyacı duymadan yönetiyorlar.
Bu zaman içerisinde mecliste ne istediler de yapamadılar?
Hangi kanunu çıkaramadılar?
Bu ekonomik istikrar, bu huzur ülkeye 15 yıldır neden uğramıyor acaba?
Terör 15 yıldır neden bitmiyor?
Bu ülkenin önü 15 yıldır neden açılamıyor?
Onlara bu soruları sormak gerekir.

- Bir de milletvekili yaşının 18’e çekilmesi var…

- Bir gariban çocuğunun 18 yaşında milletvekili olacağına ihtimal vermiyorum ben...
Sonuç olarak bu teklif egemenliğin kayıtsız şartsız temsil yeri olan Kurtuluş Savaşımızın yönetildiği Gazi Meclisi'ni fesih yetkisi veriyor.
Ayrıca Başkanlığın denetlenemeyecek ve hesap veremeyecek olan bu anayasa değişikliği teklifi eğer referandumda kabul görürse 'tüm yetkilerin tek elde toplandığı' Tek Adam rejimi gelir ve çocuklarımızın geleceği kararır.
Böyle görüyorum ben...

- Mevcut sistem iyi çalışmıyor deniyor…

- Niyettir belirleyici olan. Çalıştırılmak istenirse çalıştırılır, seçim barajı ve siyasi partiler yasası başta olmak üzere aksayan yerleri giderilir. Ortak akılla hareket edilir. Uzmanlara danışılır. Uzlaşılır...
Ama bak bunu söyleyenlerin vaatleri tükendi. O yüzden halkın referandumda neden "evet" demesi gerektiğini, devletin tüm olanaklarını kullanmalarına rağmen, açıklayamıyorlar ve de anlatamıyorlar. Toplumu baskı altına alıp gereksizce geriyorlar...
Bu referandum Türkiye'nin kaderini belirleme meselesi dolayısı ile Türkiye'nin geleceğini yazma meselesi olacaktır, yaz kenara...

- Öğretmenim, konuşurken gerildiniz.

- Nasıl gerilmem ki; ülkem çağdaş bir ülke olsun, gelişsin, içinde huzur olsun, barış olsun, herkese ekmek, iş-aş olsun, ülkem bağımsız olsun diye 30 sene emek verdim. Şimdi salt bu teklife "hayır" demeyi düşünüyorum diye ülkenin en tepesindekiler tarafından "terörist" yok bilmem "darbeci" olaraf sıfatlandırılıyorum.
Beni inciten bu.
Nasıl gerilmem ki…

- Öğretmenim gel çayımızı içtikten sonra Kale’ye doğru bi çıkalım...

- Peki…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkülerle Amerika’yı fethettiler
Türkülerle Amerika’yı fethettiler
Silifke’de Nuru Mahallesi incir ve fıstık festivali yapıldı
Silifke’de Nuru Mahallesi incir ve fıstık festivali yapıldı