Üretici suda indirim istiyor

Üretici suda indirim istiyor

Üretimde su tüketimi yüksek olan işletmeler elektrikte olduğu gibi su kullanımında da üreticiye özel indirim bekliyor. Rekabet gücünün artırılması adına girdi maliyetlerinin azaltılması talebinde bulunan üreticiler, elektrikte üreticiye yönelik tarife bulunmasına rağmen suda tarife olmaması nedeniyle faturaların yüksek gelmesinden şikayetçi.

EKONOMİ - 2017-01-11 10:49:58 Bu içerik 672 kez okundu.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 35 No’lu Geri dönüşüm, Plastik ve Kimya Meslek Komitesi Başkanı Sema Tezcan, komiteleri hakkında bilgi vererek sektörlere yönelik değerlendirmeler yaptı. Komite bünyesinde faaliyet gösteren geri dönüşüm firmalarının da plastikçilerir de kimya sektöründe üretim yapan firmaların da üretimde elektrik olduğu kadar su tüketimlerinin de yüksek olduğuna dikkat çeken Tezcan, “MESKİ’nin su kapasite raporu olan işletmelere indirim istiyoruz” dedi. Elektrikte sanayiye yönelik tarife bulunduğunu hatırlatarak MESKİ Tarifeler Yönetmeliği’ne de böyle bir tarife eklenmesini beklediklerini kaydeden Tezcan, “İlgili başvurularımızı yaptığımızda tarife bulunmaması gerekçe gösterilerek geri çevriliyoruz. Oysa elektrikteki gibi yüzde 20 indirim uygulanması halinde rekabet gücümüz artacaktır. Gübre imalatından, tarım ilaçları üretimine, geri dönüşüm firmalarına kadar bünyemizde faaliyet gösteren birçok firmanın su tüketimi oldukça yüksek. Bu indirim ile sektörlerimizin daha da hareketleneceğine inanıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

“Dövizdeki artış bizi de etkiliyor”

Girdi maliyetlerini yükselten kalemlerin en büyüğünün hammadde olduğunu anlatan Sema Tezcan, komite bünyesinde faaliyet gösteren firmaların büyük bölümünün hammaddeyi yurtdışından aldığını anlattı. Euro ve dolar endeksli hammadde almaları nedeniyle yüzde 40’a varan artışlar yaşadıklarını dile getiren Tezcan, “Oysa biz müşterimize bu artışın yüzde 10’unu dahi yansıtamadık” dedi. Elektrik su faturalarının da farkında olmasalar da sürekli yükseldiğini anlatan Tezcan, işçilik maliyetlerinde de artışlar olduğunu ancak bu artışların hiçbirisini müşterilerine yansıtamadıklarını söyledi. Vergilerin çok yüksek olduğuna da değinen Tezcan, vergilerin çok yüksek olması nedeniyle zaman zaman indirim yapılsa da bunu hissedemediklerini anlattı. Kazancın kar bölümünün tamamen vergilere gittiğini dile getiren Sema Tezcan, son 4 aydır istemeseler de çözüm olarak personel azaltma yoluna gittiklerini söyledi.

Rekabetçi yapılarının bozulması nedeniyle piyasada Çin pazarının öne çıkmaya başladığını vurgulayan Tezcan şöyle konuştu:

“Çin her zaman önümüzde bir tehdit. Bizim rekabet gücümüz düştüğü dönemlerde pazardaki açığı hemen dolduruyor. Son yıllarda Çin ürünlerine getirilen kotalar, vergiler bir miktar pazardaki hakimiyetlerini azalttı ama her zaman güçlü bir tehdit olarak önümüzde durmaya devam ediyor. Kalite olarak Çin ürünlerinin çok ilerisindeyiz ancak fiyatta rekabet edemediğimiz için sıkıntı yaşıyoruz. Zaman zaman Türkiye ekonomisinin Amerika’dan uzaklaşıp Uzakdoğu’ya yakınlaşabileceği yönünde haberler okuyoruz. Ancak Uzakdoğu’ya yakınlaşırken her zaman önümüzde bir Çin riski bulunduğu unutulmamalı."

“Öz sermayemizi satmaya başladık”

Maliyet artışlarını müşterilerine yansıtmamalarına rağmen piyasalardaki durgunluk nedeniyle talepte son 7-8 aydır yüzde 60 civarında azalma yaşandığını anlatan Sema Tezcan, bu azalma nedeniyle çeklerini, kredilerini ödemekte zorlandıklarını bildirdi. Artık bankalardan kredi temin edemediklerine de dikkat çeken Tezcan, “Daha önce kredi kullanmamız nedeniyle limitlerimiz dolu ve yeni kredi alamıyoruz. KOSGEB kredisi hak etmeme rağmen kullanamadım” diye konuştu. Bu süreçte müşteri kaybı bulunmamasına rağmen talep olmaması nedeniyle sıkıntı yaşandığını kaydeden Tezcan, firmaların bu zorlu süreci atlatabilmek adına öz sermayelerinden kullanmaya başladıklarını, gayrimenkullerini sattıklarını söyledi. Ancak bunun da geçici bir çözüm olduğunu vurgulayan Tezcan, “Bir ay sonramızı göremiyoruz. 2017’nin bu anlamda son viraj olduğunu düşünüyorum. Piyasaların düzelmemesi, imalatımızın hareketlenmemesi halinde birçok firmamız maalesef kapatmak zorunda kalacak” ifadelerini kullandı.

“Tarımın canlanması bizim için önemli”

Mersin’de sektörlerin hareketlenmesinin tarımla doğrudan bağlantılı olduğuna değinen Sema Tezcan şunları söyledi:

“Bu yıl tarımda da ciddi sıkıntılar yaşandı. Rusya pazarı halen tam olarak açılmadı. Müşterilerimizin büyük bölümü ihracata çalışıyor onlar sıkıntı yaşayınca biz de iş alamıyoruz. Köylünün ekonomik durumunun iyi olması silsile halinde hepimizi etkiliyor. Çiftçi kazanamazsa ürününü besleyecek ilacı, gübreyi alamıyor. Seralar için naylon alınamıyor. Böyle olunca da piyasalar daralıyor.”

Son bir sıkıntıyı da kalifiye eleman bulma noktasında yaşadıklarına değinen Tezcan, “Yalnızca kalifiye değil, asgari ücretli personel ya da vardiyalı çalışacak personel de bulamıyoruz. Ara eleman konusunda önemli bir sorun var. Bu soruna çözüm için zaman zaman eğitimler düzenlendi ancak sonuç getirmedi” diye konuştu.

Sorunların çözümü için sektörel sanayi siteleri kurulmasını talep eden Tezcan, “Örneğin plastikçiler için bir site oluşacak olsa bir sinerji doğacağını, iş hacminin de kalitenin de artacağını düşünüyorum. Bu siteler sayesinde toplu alımlar yapılarak maliyetlerin düşürülebileceğini, rekabetçi yapının güçlendirilebileceğini tahmin ediyorum” dedi.

“Atık kodlama sistemi düzenlenmeli”

Konuşmasının sonunda atık kodlama sisteminde yaşanan sıkıntılara değinen Sema Tezcan, bazı ihalelerde kodlama kaynaklı sorunlar oluştuğunu bildirdi. Kamu kurumlarının satışa sunduğu atık cinsine başka atık kodu verirken özel sektör firmalarının farklı kod verdiğini kaydeden Tezcan, bu konuda bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğini ifade etti. Atık kodlama sisteminin azaltılarak şeffaflaştırılması gerektiği önerisini de getiren Tezcan, “Örneğin dağıtım trafosu atık kodu başka,  akım trafosu atık kodu başka olmamalı” dedi.

Bir diğer sorun olarak hurdacıların doğrudan hurda ithal etme yetkisine sahip olmayıp ithalatı ihtiyaç belgeli firmalar adına gerçekleştirilebilmesini gösteren Tezcan, bu durumda hurdacıların ihtiyaç belgeli firmalara bağlı olup devre dışı kaldığını söyledi. Tezcan, bu konuda toplama, ayırma lisansı olan firmaların da hurda ithal edebilmesinin önünün açılmasını beklediklerini anlattı.

Bu alandaki son sıkıntı olarak fiyat dalgalanmalarına değinen Tezcan şöyle konuştu:

“Piyasalarda demir çelik sektöründe çok büyük fiyat dalgalanmaları olmaktadır. Hurdacılar da dev izabe hurda eritme fabrikalarına bağlı çalışır. Bu dev fabrikalar da çok büyük tonajlarda stok hurda bulundurmak zorunda ve maliyetleri çok yüksek olduğu için belirsiz fiyat politikası bir anda zarara dönebiliyor. Bu zararlar hurdacılara da yansıyor. Bu nedenle çok sayıda batan firma oluyor. Bunun önüne geçmek için fiyat konusunda istikrar için devletimizden destek istiyoruz.”

Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER